Yenilikler, buluşlar

  • Mayıs 2020

Aşı ne zaman bulunacak?

Koronavirüsünün tedavisi ve aşısı için çalışmalar son hız sürüyor. Hastalığın etkeni olan virüsle ilk kez karşılaşıldığı için bir aşısı henüz yok ancak Oxford Üniversitesi Aşı Bilimi Profesörü Sarah Gilbert’ten iyi bir haber var: “Eylül ayında aşı hazır olacak”

Bu arada virüsün ilk ortaya çıktığı kent olan Wuhan’da denemelere başlayan aşı için son aşamaya gelindi. Çin Askeri Tıp Akademisi Biyoteknoloji Enstitüsünden araştırmacılar tarafından geliştirilen aşının ikinci aşama klinik denemelerine başlanmıştı. Aşı binin aşkın denek üzerinden denendikten sonra sonuçları açıklanacak.

Yerli aşı çalışmaları da sürüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK, Cumhurbaşkanlığı Sağlık Kurulu ve TÜBİTAK–MAM koordinasyonuyla yapılan çalışmalar ile 4-5 ay arasında ilaç, 6-12 ay aralığında da aşı üretilmesi hedefleniyor.

Virüse karşı ultraviyole cihaz

Maltepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Afif Sıddıki ve ekibi, sağlık çalışanlarının enfekte olma riskini en aza indirmek amacıyla ultraviyole ışınlarını kullanarak, el cihazı, dezenfeksiyon kapısı ve kabini tasarladı. Prof. Dr. Afif Sıddıki, projeyle öncelikli amaçlarının sağlık çalışanlarını maruz kaldıkları yüksek virüs yükünden kurtarmak olduğunu ancak sonraki aşamalarda, yoğun bakım servislerinde, karantina odalarında ve hastane girişlerinde de kullanılabilecek benzer cihazlar üreteceklerini belirtti. Böylece tüm mekân ve araç-gereçlerin virüsten arındırılabileceğini belirten Sıddıki, cihazlarla insanların virüsle temaslarının ortadan kaldırılacağını açıkladı.

Göbeklitepe’den sonra Karahantepe!

UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’ne giren dünyanın en eski tapınma merkezi olan Göbeklitepe insanlık tarihi açısından dünya için önemli bir keşif. Bununla birlikte yeni kazılar ve yeni keşifler arkeologları ve tarihçileri daha da heyecanlandırdı. Göbeklitepe’de toprağın altından yeni bulgular ortaya çıkarılırken Şanlıurfa’nın başka bir bölgesinde Karahantepe’de  Göbeklitepe’dekilere benzer, ilk belirlemelere göre neolitik döneme ait T şeklinde 250, Herbetsuvan’da 30’a yakın dikilitaş tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde İstanbul Üniversitesi Tarih Öncesi Arkeolojisi Anabilim Dalı ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul başkanlığında üç yıl önce başlatılan yüzey araştırma çalışmasında neolitik döneme ait ‘T’ biçiminde dikili taşlar tespit edildi. çalışmalar koronavirüs önlemleri çerçevesinde ertelendi. Gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen 250 dikilitaş ve çevresindeki arkeolojik bulgular insanlık tarihi açısından Göbeklitepe kadar heyecan yarattı.

555 milyon yıllık bir canlının fosili bulundu

Güney Avustralya’da Nilpena’da kayalıklarda araştırma yapan bilim insanları birçok hayvanın atası olduğu düşünülen ve kurtçuğa benzer 555 milyon yıllık bir canlı fosili buldu.

Kayalıklarda yer alan küçük oyuklardaki incelemeler sırasında pirinç tanesi büyüklüğünde organizma fosili keşfedildi. Kaliforniya Üniversitesi’nden bilim insanı Scott Evans ve ekiptekiler üç boyutlu tarayıcı kullanılarak fosili bulunan canlıya “Ikaria Wariootia” adını verdi. Bilim insanları, deniz tabanı organizmasının 555 milyon yıl önce yaşamın çok hücreli hala gelme sürecindeki Ediakara Dönemi’nde yaşadığını belirtti. Bulunun organizmanın, simetrili hayvanları kapsayan alt alem olan bilateria ailesine ait en eski fosil örneği olduğu kaydedildi.

Mars’a “Perseverance” gidecek

2020 yılı Temmuz ayında Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) tarafından Mars’a gönderilecek uzay aracının adı “Perseverance” (Azim) olarak belirlendi.

NASA internet sitesi tarafından yapılan açıklamada, Mars’a gidecek uzay keşif aracının adının belirlenmesi için ABD’nin farklı eyaletlerinden 28 bine yakın öğrenci önerdikleri adın içinde geçtiği kompozisyonlar yazdı. Bu öneriler arasında düzenlenen yarışmayı Virginia’dan 13 yaşındaki Alexender Mather’in “Perseverance” önerisi kazandı. NASA, Mather’i Florida’da Cape Canaveral Uzay Üssü’nden 17 Temmuz’da yapılması planlanan fırlatmayı izlemek için de davet etti. Perseverance’ın, Mars’taki Jezero kraterine 18 Mart 2021’de inmesinin öngörüldüğünü açıklayan NASA, Mars 2020 misyonunda gezegenin astrobiyolojik perspektiften incelenmesi ve jeolojik süreçlerinin araştırılmasını hedefliyor.

Karıncalar görsel hafızaları ile tuzaklardan kurtuluyor

Bilim insanları, karıncaların yaşadıkları bir deneyimin ardından görsel hafızalarını kullanarak kendilerini tehlikeden koruyabildiklerini ortaya çıkardı. Araştırma kapsamında yapılan deneyde bilinçli olarak kazılan çukura ilk seferde düşen karıncılar ikinci seferde kurtulmayı başardı.

Daha önce yuvalarından ayrıldıktan sona geri dönüş yollarını bulmak için feremon izlerini takip ettikleri bilinen karıncaların, yapılan araştırmada görsel hafızalarını da kullanarak daha önce karşı karşıya kaldıkları avcı ya da tuzak gibi tehlikelerden kurtulmak için başka yoldan gittikleri görüldü. Fransa’daki Toulouse Üniversitesi’nden hayvan davranışları uzmanı Antoine Wystrach ve ekip arkadaşlarının gerçekleştirdiği araştırmada, karıncaların görsel işaretlerle olumsuz deneyimler arasındaki bağlantıyı kurabildiği, tehlikeli güzergahları hatırlayabildikleri tespit edildi. 

NASA yaşama elverişli “Öte Dünya” keşfetti

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu (TESS) yörüngesindeki yıldızın “yaşama elverişli bölgesinde” bulunan Dünya büyüklüğünde bir öte gezegen keşfetti. TESS, Dünya’ya 101,5 ışık yılı uzaklıktaki Yunus (Dorado) Takımyıldızı’nda, yörüngesindeki yıldıza suyun gezegen yüzeyinde istikrarlı şekilde var olmasına olanak sağlayacak mesafede bulunan, Dünya ile yaklaşık aynı büyüklükte bir gezegen belirledi. “Space.com” internet sitesinde yer alan habere göre, NASA araştırmacıları, “TOI 700 d” adı verilen öte gezegenin, kendi yıldızına, Dünya’nın Güneş’ten aldığı enerjinin yüzde 86’sını alacak mesafede bulunduğunu, bu durumun yaşama elverişli koşullara olanak sağlayabileceğini belirtti. Araştırmacılar, TOI 700 d’nin yıldızının yaşanabilir bölgesinde keşfedilen Dünya’ya yakın büyüklükte ve yaklaşık aynı ısı enerjisini alan ilk öte gezegen olduğunun altını çizdi.

90 milyon yıllık yağmur ormanı

Bilim insanları 90 milyon önce Batı Antarktika’da büyümüş “beklenmedik” bir ılıman yağmur ormanının fosilleşmiş kalıntılarını ortaya çıkardı. Batı Antarktika’nın sığlıklarındaki kaya tabakalarından alınan tortu çekirdeğinin analizi bir ormana ait toprak, kök, polen ve sporları ortaya çıkardı. Bu, dinozorların Orta Kretase Dönemi’nde hüküm sürdüğünü kanıtlıyor. Bilim insanlarından oluşan uluslararası ekip Antarktika’daki yağmur ormanının günümüzde Yeni Zelanda’da bulunan ormanları andırdığını söyledi.